Erdoğan'dan muhalefete reaksiyon: Düzmece vaatleri bırakın!

Erdoğan’dan muhalefete reaksiyon: Düzmece vaatleri bırakın!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle; 311 bin binadaki 872 bin bağımsız kısım kullanılamaz hale geldi. Şanlıurfa’da 22 bin 469 bağımsız kısım orta ve üstü düzeyde hasar gördü. Milletlerin tarihinde yüz yılda bir başına gelecek bu türlü bir felaket karşısında ülkemizdeki kimi çevreler uygun bir imtihan veremedi. Birileri daha birinci günden itibaren yardımcı olmak yerine zelzelesi ve acıları istismar etmenin peşine düştü. İnsanımızın yükünü hafifletelim, bir yetimin elinden biz tutalım demediler. Geldiler bol bol nutuk attılar. Yıkıntılar önünde kameralara poz verdiler sonra da zelzelesi ve depremzedeleri gündemden çıkardılar. Milletimin hayata tutunma çabası verirken onlar makam mevki peşinde koşuyorlar. Vazifeye gelirlerse her şeyi parasız vereceklermiş. Madem her şeyi ücretsiz verebiliyorsunuz yıllardır yönettiğimiz İzmir’de, Eskişehir’de, İstanbul’da, Ankara’da niye oradaki vatandaşlarımzıa ücretsiz vermediniz? Bu düzmece vaatleri bırakın. Elinizden tutan sizi engelleyen mi oldu? Biz gerçekleri yüzlerine çarpınca da rahatsız oluyorlar. Onlar ne kadar rahatsız olurlarsa olsunlar biz doğruları söylemekten asla çekinmeyeceğiz. Afet bölgesindeki kardeşlerimiz her şeyin farkında.

Biz laf üstüne laf koyanlardan değil daima taş üstüne taş koyanlardan olduk. Milletimizin sıkıntısıyla dertlendik, zahmetine tahlil aradık. Perşembe günü Malatya’daydık cuma günü Diyarbakır’ın konuğu olduk. Dün Kocaeli’de hem kent hastanemizi açtık hem de depremzedelerimizle iftar sofrasında bir ortaya geldik. Bugün de Şanlıurfa’da temel atma törenimizi gerçekleştirdik. Zelzele bölgesinde 100 binin üzerinde konut ve köy konutunun inşa süreci başladı. Amacımız birinci 1 yıl içinde 319 bini konut ve köy meskenini tamamlamak. Tüm kentlerimizi ayağa kaldırmak. Şanlıurfa’da da 11 bin konut ve köy konutu inşa edeceğiz. Yanınızda olmayı sürdüreceğiz.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemiz yıllarda terörün, istikrarsızlığın zahmetini çekti. Terör ile güvensizlik ortamı daima birbirini destekledi. Üretim olmayınca istihdam olmadı gençlerimiz işsiz kaldı. Türkiye çok uzun bir devir sıkıştırıldığı bu girdaptan maalesef çıkamadı. Terör emperyalistlerin Türkiye’nin başına musallat ettiği en büyük beladır.